Dünya’yı bu şekilde gezmeye nasıl karar verdin?
Dünya’yı gezme hayali kurmayan yoktur herhalde. Hayatımızı sürdürdüğümüz semt, ilçe, il ya da ülke akvaryumsa, Dünya okyanustur. Merak etmek, cesur olmak, kaybolmayı göze almak, zorlukların üstesinden gelmek ve öğrenmektir, okyanusa açılmak. Ben de meraklı olduğumdan Nemo misali açıldım okyanusa. Bunu da kendi yöntemimle yaptım tabi. Edebiyat bir yana –balık olsaydık keşke-bunu yapabilmek için ‘para’ gerekiyor elbette. Ben de bu sorunu geçmişte arkadaşlarıma yaptığım hediye bardakların sokaklarda satılabileceği düşüncesiyle aşmaya çalıştım. Çoğu insan satılacağına inanmıyordu. Ben denemekten zarar çıkmayacağı düşüncesiyle sokağa çıktım. Başarılı oldum.
Yaptığın şeyle insanlara ne anlatmak istiyorsun?
Son zamanlarda gezmek popülerleşti. Herkes gezdiği yeri fotoğraflıyor, yaşadıklarını yazıya döküyor, hatıra niyetine magnet, arma... gibi şeyler alıyor. Ben de bunları para kazanma yöntemim olan bardak çizme düşüncesiyle birleştirdim. İnsanlara göstermek istediğim şeyi çiziyor, önünde fotoğraflıyor, çizdiğim şeye dair derlediğim bilgileri yazıyor ve kendim için manevi değeri yüksek bir şey ortaya çıkarıyorum. Böylece insanlara dünyayı kendi gözümden, kendi çizgilerimle göstermiş oluyor ve yaşadıklarımı paylaşıyorum.
Bardakları ne kadar satıyorsun?
Kişinin isteği şeyin detayına göre 50-100 lira arasında bir fiyata satıyorum.
Hangi resim malzemelerini kullanıyorsun?
Uçlu kalem, silgi, sulu boya (Van Gogh, Winsor and Newston), teknik çizim kalemleri (genelde 0.03, 0.05, 0.1 kalınlıkları) ve Poscalar.
Neden porselen, cam gibi kalıcı yüzeylere çizmek yerine karton bardağı tercih ediyorsun?
Bu işe başlarken karton bardağı tercih etme sebebim dünyanın her yerinde kahve dükkanlarının olması ve gittiğimyerlerden bardak temin edebileceğim düşüncesiydi. Gezmeye başladığımda çantamda da taşınabildiğini görünce boş bardak arayışına girdim. Promocup bardak ihtiyacımı kökünden çözdü. Sadece ulaşılabilitesi ve taşınılabilirliği de değil bardak karton olduğu için daha fazla detaylı şeyler yapabiliyorum. Bunlar porselen ve cam ürünlerde mümkün değil ne yazık ki.
Aldığımız karton bardakları kullanabilir miyiz?
Bence kullanmayın. Ben onları bir şey içmek için kullanılan araç görevinden çıkartıp sanatsal bir nesne haline getiriyorum. Herkesin göz ardı ettiği bir şey bu. Bu bardakların yeri evinizin, ofisinizin güzel bir köşesidir, sevgili arkadaşlar.
Sadece bardak mı çiziyorsun?
Aslında her yüzeye çizim yapabiliyorum (Youtube kanalımda Çizimler oynatma listesinde farklı yüzeylerdeki çalışmalarımı görebilirsiniz). Duvar, metal, tahta, kağıt, cam, porselen... kısaca çizilebilecek her yüzey.
Ne kadar süredir çizimle uğraşıyorsun?
Çizime dair hatırladığım anıların başında 10 yaşındayken yaptığım çizimle aldığım teşekkür belgesi var. O yaşlardan beri çizime karşı bir el yatkınlığım var. Baktığım şeyleri çok kolay çizebiliyorum. O zamandan bu yana ara ara çizim yaptım. Son 2 yıldır adam akıllı çizim yaptığımı söyleyebilirim. Onun dışında 1 yıl çizim yapmadığım bile olmuştu. Bununla ilgili herhangi bir eğitim almadım.
Gezi tarzının zorlukları neler?
Öncelikle doğru düzgün dilini bilmediğin, kültürünü, insanlarını bilmediğin, kalacak yerin meçhul olduğu, ne yiyeceğini bilmediğin yurtdışı seyahatlerinde gezmek kolay değil. Bunlara ek olarak çizim yapmak, çizilecek şey belirlemek zorluğu daha da arttırıyor. Çoğunlukla geceleri uykumdan feragat ediyorum. Bulunduğum hostellerde ya da ortamlarda çizimle uğraştığım için insanlarla sosyalleşemiyorum. Her ne kadar zor olsa da sevdiğim, hayalim olan bir şeyle uğraştığım için hepsinin üstesinden geliyorum.
Bu şekilde nereleri gezdin?
Bu şekilde 22 ülke 48 şehir gezdim.
Makedonya (Üsküp, Matka), Sırbistan (Belgrad), Bosna Hersek (Saraybosna, Mostar), Karadağ (Kotor, Budva, Perast), Ukrayna (Lviv, Kiev), Norveç (Oslo, Voss, Flam, Bergen), İsveç (Göteburg, Malmö, Stockholm), Danimarka (Kopenhag), Avusturya (Viyana), Slovakya (Bratislava), Polonya (Varşova, Krakow), Almanya (Berlin, Dresden, Köln), Hollanda (Amsterdam), Belçika (Brugge, Brüksel), Fransa (Paris), İtalya (La Spieza, Pisa, Floransa, Roma, Venedik), Hırvatistan (Zagreb), Gürcistan (Batum), Qatar (Doha), Japonya (Tokyo, Yamanaşi, Kyoto, Nara, Osaka, Hiroşima), Ürdün (Amman, Petra, Aqaba), Rusya (Moskova, St. Petersburg)
Bardakları nereden alıyorsun?
Sponsorum olan Promocup’tan toplu bir şekilde alıyorum.
Tek başına mı geziyorsun?
Evet. Yaptığım şeyin zorluklarını göz önüne alınca doğrusunun bu olduğunu düşünüyorum. Ama ilerleyen vakitlerde Youtube kanalıma video çekebilmek için kamera konusunda iyi birini yanıma almayı düşünüyorum.
Seyahat planı yapıyor musun?
Genellikle hayır. Yapsam güzel olur fakat hep işlerim son güne kalıyor. Böyle olunca da gittiğim yerlerdeki insanlardan, Tripadvisor, Lonelyplanet gibi gezi rehberlerinden öğreniyorum. Daha önce gezeceğim yerli gezmiş bir tanıdık varsa ona soruyorum.
Çizeceğin şeylere nasıl karar veriyorsun?
Çizeceğim şey gezdiğim yerin kültürünü anlatmak ya da çok bilinen bir şey olmak zorunda. Bu koşulların yanında çizmeye karar verdiğim şeyin bardağa çizilebilir olması da önemli.
Tüm bu seyahatleri bardaktan kazandığın parayla mı gerçekleştirdin?
Birkaç istisna olay (İsveç’te diş rahatsızlığı yaşadığımda geri dönmek için uçak bileti parasını ailemden aldım) dışında tamamını bardaklardan kazandığım parayla gerçekleştirdim. Bu zamana kadar yaptığım gezilerin %90’ını bardaktan kazandığım paralarla, geri kalan dilimi ailemin desteğiyle sağladım. Ayrıca, yakın zamanda takipçilerimden bir projemi gerçekleştirmek içindestek aldım (destek olanlara teşekkürlerim sonsuz).

Destek Ol

Bu kadar yeri çizip sattığım bardaklar sayesinde gezdim. Her türlü desteğe açığım. Bardak istemiyorum ama ufakta olsa çorbada tuzumuz bulunsun derseniz işte hesap numaram.

Berk Armağan
Yapı Kredi
IBAN: TR41 0006 7010 0000 0046 5087 26